
ANKİLOZAN SPONDİLİT HASTA DERNEĞİ
İSTANBUL TOPLANTISI ETKİNLİĞİ

18 Aralık 2022 Pazar günü gerçekleştirilen etkinlik ASHAD Yönetim Kurulu Başkanı M.Turgay ÖZKAN' ın ASHAD' ın dünü bugünü ve yarını konulu anlatımıyla başladı.

"Değerli konuk ve üyelerimiz Ankilozan Spondilit Hasta Derneği (ASHAD); Ankilozan Spondilit hasta ve yakınlarını bilgilendirmek ve bir dayanışma ortamı oluşturmayı amacı ile 2003 yılında kurulmuştur. Merkezi İzmir'de bulunmaktadır. Ülkemizde teşhis konulmuş yaklaşık 350-400 bin Ankilozan Spondilit hastası olduğu tahmin edilmektedir. Maalesef bu konuyla ilgili doğru ve güncel bilgilere her zaman ulaşmak, bilgisi olanlarla detaylı olarak bilgi alış verişinde bulunmak her zaman mümkün olmamaktadır. ASHAD olarak konunun uzmanlarıyla sizleri bu sitede buluşturarak güncel ve doğru bilgileri edinmenizi sağlamayı amaçlamaktadır. "
Dernegin misyonu ve Misyonu konusuna değinen Başkan :
Ankilozan Spondilit hasta ve yakınlarına hastalıkla ilgili güncel bilgilerin aktarılması, bilinçlendirilmeleri ve hastaların birçok platformda dayanışma içinde olmalarının sağlaması.
Ankilozan Spondilit hastalığı ile ilgili toplumsal farkındalık yaratmak, hastalığın bilinirliğini sağlamak ve tüm Ankilozan Spondilit hastalarına ulaşabilmek.
Pandemi döneminde gerçekleştirilen internet üzerinde verilen hizmetleri anlatarak sözü diğer konukların neler anlatacağı konusunda bigi verdi.
Etkinliklerimize destek veren NOVARTİS İlaç Firmasına teşekkür konuşması yaptı.
ASHAD Derneğimizin kurucusu Prof.Dr Tuncay DURUÖZ Hocamı Anilozan Spondilit Tanısında nelere dikkat edelim konulu konuşmasına başladığında ilk Ankilozan Spondilit hastalığı tanımıyla başladı.


Ozon, doğadaki atmosferde belirli oranlarda bulunan üç oksijen(O3) atomundan oluşmuş gazdır.
Güneşte var olan zararlı ışınların yer yüzüne inmesine engel olur.Tedavide kullanılan ozon özel jeneratörlerle saf oksijenden üretilir. Bu haliyle oldukça güçlü bir dezenfektandır. Avrupa’da uzun zamandır ozon gazı tedavilerde kullanılmaktadır. Türkiye’de ise son yirmi yıldır gün geçtikte artan bir şekilde kullanılmaktadır.

Ozon terapide seçilen tedavi yöntemi hastaya ve hastalığına göre hekimin belirlediği ve hastanın da kabul etmesi şartıyla planlanır. Ozon tedavinin uygulama şekilleri:
En çok bilinen ve en çok uygulanan yöntemdir. Hastadan alınan 100 ml kanın; hastaya ve hastalığa göre değişebilen, doktorunun belirlediği dozdaki ozon gazı ile karıştırılarak hastaya tekrar geri verilme işlemidir. Klinik ortamında, steril şartlarda, ozon gazının yapısını bozmadığı bilinen ekipmanlarla yapılması önemlidir. Tedavi seansları 20 dakika kadar sürer. Seansların sıklığı ve sayısını hekim hastasına göre belirler.
Hastadan alınan 3-5 ml kan belirlenen dozda ozon gazı ile karıştırılarak kas içine geri verilir. Ozon aşısı da denilen bu yöntem bağışıklık sisteminin güçlenmesini istediğimiz durumlarda ya da astım gibi alerjik durumlarda tercih edilir.
Ayaklar, bacaklar ve kollar bölgesel etki istenen durumlarda(diyabetik ayak gibi) bir plastik torba içine yerleştirilir ve içi ozon gazı ile doldurularak bekletilmesi şeklinde uygulanır. Bu metod iyileşmeyen enfekte yaralar başta olmak üzere pek çok cilt hastalıklarında uygulanmaktadır.
Ozon gazı ilgili kas dokusu içine ,eklem içine ya da fıtık olan disk içine direk enjeksiyonu şeklinde uygulanır.

Tüm yönleriyle ozon tedavisinde bilgi veren Evrim hocam sözü Tuncay hocam alarak Soru- Cevap bölümünde konukların sorularına cevap verdi.
Konuklar akıllarına takılan tüm soruları sorarak Tuncay DURUÖZ Hocamızla hasbihal ettiler.
Etkinlik kapanış konuşmasını Turgay Özkan Başkan dilek ve temenilerle konuklarla vedalaştı.



Yorum Yazın