ASHAD BİLGİLENDİRME İSTANBUL TOPLANTISI YAPILDI

ASHAD BİLGİLENDİRME İSTANBUL TOPLANTISI YAPILDI
En son 2019 da gerçekleştirilen yüz yüze toplantı pandemi nedeniyle ertelenen toplantı 18 Aralık Pazar günü yapıldı.

ANKİLOZAN SPONDİLİT HASTA DERNEĞİ 

İSTANBUL TOPLANTISI ETKİNLİĞİ

18 Aralık 2022 Pazar günü gerçekleştirilen etkinlik ASHAD Yönetim Kurulu Başkanı M.Turgay ÖZKAN' ın ASHAD' ın dünü bugünü ve yarını konulu anlatımıyla başladı.

"Değerli konuk ve üyelerimiz Ankilozan Spondilit Hasta Derneği (ASHAD); Ankilozan Spondilit hasta ve yakınlarını bilgilendirmek ve bir dayanışma ortamı oluşturmayı amacı ile 2003 yılında kurulmuştur. Merkezi İzmir'de bulunmaktadır. Ülkemizde teşhis konulmuş yaklaşık 350-400 bin Ankilozan Spondilit hastası olduğu tahmin edilmektedir. Maalesef bu konuyla ilgili doğru ve güncel bilgilere her zaman ulaşmak, bilgisi olanlarla detaylı olarak bilgi alış verişinde bulunmak her zaman mümkün olmamaktadır. ASHAD olarak konunun uzmanlarıyla sizleri bu sitede buluşturarak güncel ve doğru bilgileri edinmenizi sağlamayı amaçlamaktadır. " 

Dernegin misyonu ve Misyonu  konusuna değinen Başkan :

Ankilozan Spondilit hasta ve yakınlarına hastalıkla ilgili güncel bilgilerin aktarılması, bilinçlendirilmeleri ve hastaların birçok platformda dayanışma içinde olmalarının sağlaması.

Ankilozan Spondilit hastalığı ile ilgili toplumsal farkındalık yaratmak, hastalığın bilinirliğini sağlamak ve tüm Ankilozan Spondilit hastalarına ulaşabilmek.

Pandemi döneminde gerçekleştirilen internet üzerinde verilen hizmetleri anlatarak sözü diğer konukların neler anlatacağı konusunda bigi verdi.

Etkinliklerimize destek veren NOVARTİS İlaç Firmasına teşekkür konuşması yaptı.

ASHAD Derneğimizin kurucusu Prof.Dr Tuncay DURUÖZ  Hocamı Anilozan Spondilit Tanısında nelere dikkat edelim konulu konuşmasına başladığında ilk Ankilozan Spondilit hastalığı tanımıyla başladı. 

"Ankilozan Spondilit (AS) özellikle omurgayı etkileyen kronik, ilerleyici, ağrılı sebebi bilinmeyen romatizmal bir hastalıktır. AS’de ağrı hareketle azalır, hatta yok olabilir, uzun süre oturmakla, istirahatle artar. Hastalar sabahları daha çok ağrılıdır ve özellikle omurga hareketleri kısıtlıdır, günün ilerleyen saatlerinde ağrı ve kısıtlılık azalır. AS'de ilk belirtiler bel, kalça ve topuk ağrısı olabilir. Hastalık gerektiği gibi tedavi edilmezse ileri dönemlerde omurga deformiteleri, kamburluk ortaya çıkar. Görülme sıklığı genellikle % 0.1-1.4 arasında değişir. Türkiye'deki sıklık oranı bilinmemekle birlikte ortalama % 0.5 sıklıkta olduğunu düşünürsek ülkemizde yaklaşık 350-400 bin AS'li olduğu söylenebilir. AS'nin 8-45 yaş arasında başlayabileceği bilinse bile genellikle 15-30 yaş arasında, en sık olarak da 24 yaşında başladığı belirlenmiştir. Türkiye’de tanı gecikmesi ortalama 8 yıldır. Mevcut tedavi yöntemleriyle hastalık aktivitesi azaltılıp gelişimi yavaşlatılabilir. Düzenli egzersizler AS’de mutlaka yapılmalıdır." 
Dr. Aygün Özer, Sakroileit Nedir? Özellikleri nelerdir?Her Sakroileit Ankilozan Spondilit mi Gösterir?
"Sakroileit, sakroiliak eklemlerden birinin veya her ikisinin iltihaplanması sonucu oluşan durumdur. Kalça ve bel ağrısının yaygın nedenlerinden biri olan sakroileit; osteoartrit (kireçlenme), ankilozan spondilit, yaralanmalar, hamilelik gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilmektedir."
Kahve ve çay molasından sonra  Başkan Turgay Özkan  Derneğimizin hiç bir etkinliğii kaçırmayan her zaman gönüllü takipcimiz olan Levent Bağcı  Hocamızı sahneye davet etti. Koç Üniversitesi Enstitü de Hasta Derneklerine verilen eğitimlerde ASHAD ile NOVARTİS  ilaç ile tanıştığı hikayesini ve Dernegin faaliyeti, gelişmesi için fikirlerini paylaştı.
 
 
Uzman. Dr. Nuran Öz Ankilozan Spondilitte Egzersizin Önemi, Eğzersizle Deformite Önlenebilinir mi? konulu konuşmasında 
"Ankilozan Spondilit tedavisinde, günlük egzersiz yapılması deformitelerin önlenmesi ve yaşam kalitesinin artırılması bakımından çok önemlidir. Egzersiz programının yararlı olabilmesi için sürekliliği gerekmekte. Ekte sunulan dosyadaki egzersizler AS için önerilen başlıca hareketlerdir. Bunları uygulamadan önce mutlaka doktorunuza danışarak sizin durumunuzda yapılması gereken hareketleri birlikte belirleyiniz. Bu hareketleri tanıdığınız başka AS’lilerle grup halinde haftanın belli günleri de yapabilirsiniz. Hedef daha kaliteli yaşamak."
 
Uzman. Dr. Hande Gezer,  Ankilozan Spondilit tedavisinde yeni neler var konulu konuşmasında Akademik makaleler hakkında bilgi verdi.
 
Uzman Dr. Evrim DURUÖZ  Hocamız Romatizmal hastalıklarda Ozon Tedavisinin yeri konulu anlatısında Ozon hakkında bilgi verdi. 

Ozon, doğadaki atmosferde belirli oranlarda bulunan üç oksijen(O3) atomundan oluşmuş gazdır.

Güneşte var olan zararlı ışınların yer yüzüne inmesine engel olur.Tedavide kullanılan ozon özel jeneratörlerle saf oksijenden üretilir. Bu haliyle oldukça güçlü bir dezenfektandır. Avrupa’da uzun zamandır ozon gazı tedavilerde kullanılmaktadır. Türkiye’de ise son yirmi yıldır gün geçtikte artan bir şekilde kullanılmaktadır.

 

Ozon Tedavisi Nasıl Uygulanır

Ozon terapide seçilen tedavi yöntemi hastaya ve hastalığına göre hekimin belirlediği ve hastanın da kabul etmesi şartıyla planlanır. Ozon tedavinin uygulama şekilleri:

1. Majör Otohemoterapi

En çok bilinen ve en çok uygulanan yöntemdir. Hastadan alınan 100 ml kanın; hastaya ve hastalığa göre değişebilen, doktorunun belirlediği dozdaki ozon gazı ile karıştırılarak hastaya tekrar geri verilme işlemidir. Klinik ortamında, steril şartlarda, ozon gazının yapısını bozmadığı bilinen ekipmanlarla yapılması önemlidir. Tedavi seansları 20 dakika kadar sürer. Seansların sıklığı ve sayısını hekim hastasına göre belirler.

2. Minör Otohemoterapi

Hastadan alınan 3-5 ml kan belirlenen dozda ozon gazı ile karıştırılarak kas içine geri verilir. Ozon aşısı da denilen bu yöntem bağışıklık sisteminin güçlenmesini istediğimiz durumlarda ya da astım gibi alerjik durumlarda tercih edilir.

3. Torbalama (bagging)

Ayaklar, bacaklar ve kollar bölgesel etki istenen durumlarda(diyabetik ayak gibi) bir plastik torba içine yerleştirilir ve içi ozon gazı ile doldurularak bekletilmesi şeklinde uygulanır. Bu metod iyileşmeyen enfekte yaralar başta olmak üzere pek çok cilt hastalıklarında uygulanmaktadır.

4. Ozonun Kas ve Eklem İçi, bel omurunda disk içi Enjeksiyonu

Ozon gazı ilgili kas dokusu içine ,eklem içine ya da fıtık olan disk içine direk enjeksiyonu şeklinde uygulanır. 

Tüm yönleriyle ozon tedavisinde bilgi veren Evrim hocam sözü Tuncay hocam alarak Soru- Cevap  bölümünde konukların sorularına cevap verdi. 

 

Konuklar akıllarına takılan tüm soruları sorarak Tuncay DURUÖZ  Hocamızla hasbihal ettiler.

Etkinlik kapanış konuşmasını Turgay Özkan  Başkan dilek ve temenilerle konuklarla vedalaştı.

 

 

     

     

     

    Yorum Yazın