
Ülkemizde gün geçmiyor ki silahlı bir kavga yaşanmasın.
Hemen hemen her evde, her arabada ve insanlarımızın önemli bir kesiminde neredeyse silah bulunmakta.
Tahammülsüzlüğün bu denli yüksek olduğu bir dönemde , insanlar artık polisi , jandarmayı ve yargıyı beklemeksizin kendi işini kendi görüyor (kendince).
Bazen bir kavgada, bazen düğünde bir magandanın ateşlemesi sonucu ve bazen silahla oynama şeklinde ölümler yaşanmakta.
Bunun neticesinde yıkılan yuvalar , dağılan aileler, harap olan köyler , beldeler, işyerleri ve yetim kalan sabiler.
Bunlar tamamen bireysel silahlanma neticesinde yaşanan acı gerçekler.
Daha dün İstanbul Esenyurt’ta çok talihsiz bir olay yaşandı , o olayda bulunan hemen herkeste bir silah var, bu insanlar bu duruma nasıl geldi?
Kim bunlara bu hakkı verdi?
Dünyanın en gözde metropolünde bu insanlar nasıl ateşli silahla gezebiliyor?
Yapılan bir araştırmaya göre,
‘’2018 yılından bu yana silah bulundurma ruhsatı yüzde 100'ün üzerinde arttı Bireysel silahlanma Türkiye'de gün geçtikçe artıyor. 2018'de 7 bin 630 olan silah bulundurma ruhsatı alan kişi sayısı, 2021 yılında 16 bin 569 oldu. 2021 yılında 3 bin 801 silahlı şiddet olayı yaşandı.’’
Esenyurt’ta yaşanan olay üzerine TBMM’nin derhal toplanıp bireysel silahlanmaya yeni düzenlemeler getirmesi elzemdir.
Ruhsatsız silah taşıyanlara caydırıcı cezalar verilmeli ,verilen ruhsatlar tekrar gözden geçirilmeli.
İnsanlar parasıyla ve bir hastane raporu ile bu kadar kolay ateşli silah ruhsatına sahip olmamalı .
Bu duygu ve düşüncelerle herkesi kendi alanında bireysel ateşli silahlanmaya karşı çıkmaya davet ediyorum.
Barış ÖZMEN
Yorum Yazın