Felaketler ve Uyarılar

Felaketler ve Uyarılar
Unutulan Felaketler ve İncitici Uyarılar

Ey bizi yaratıp ruh ve can veren

Dünyayı sallayıp aldın mı dedin

Hayat mektebine kayıt ettiren

Artık kendinize gelin mi dedin

 

Aylardan şubattı, vakitse gece

Ne bir çatı kaldı ne tüten baca

Yazmaya yetmiyor alfabe hece

Yere batsın bunca malını dedin

 

Görülmedik âfât verdin zamanı, zirve

Ikiz deprem diye yolladın ansızın

Dünyaya bir tokat çaktın amansız

Tükensin mecalin halin mi dedin

 

Maraştan başlayıp Hatay'da durdu

Korku sardı o gün koskoca yurdu

Bölgeye birikti âfât ve ordu

Ağlayan gözleri silin mi dedi

 

On bir ilde birden eğdin başları

Yerinden oynattın dağı taşları

Yarım bıraktın yarını için işleri

Kapansın düz olan yolun mu dedin

 

Sanki yer altından kırdın fayları

Birbirine kattın dere çayları

Yerle yeksan ettin ilçe köyleri

Kendi halinize gülün mü dedin

 

Ne umut bıraktın ne can bıraktın

Ne seher bıraktın ne tan bıraktın

Bize bizden yakın bizden irak'tın

Kırılsın tuttuğun dalın mı dedin

 

Dedin beşer oğlu gafil gezmeyin

Hakka asi olup canı üzmeyin

Kıyamda kırâtta farzı bozmayın

Huşula sünnet farz kılınmı dedin

 

Elli bin kulunu aynı yazıya

Hamile kadına körpe kuzuya

Mezar dedikleri toprak kazıya

Haydi hep birlikte dolun mu dedin

 

Ömrümüz geçerken böyle gâf ile

Uyardın bizleri büyük zâf ile

Zalimin yüzünden mazluma bile

Dünyaya gelmeden ölün mu dedin

 

Kibirlenip gurur ile gezenlere

Öksüz malı yeyip yetim üzenlere

Sıra sıra çürük bina düzenlere

Göçüğün altında kalan mı dedin

 

Zengini fakiri görmedin ayrı

Enkazdan çıkanın kalmadı hayırı

Yazılacak çok da yoruldum gayrı

Korkudan duracak solunmuş mu dedin

 

Dünyanın çivisi çıkmıştı çoktan

Hilâli der afet uğradı yoktan

Kul azının belası gelirmiş haktan

Yoksa bize ıslah olur mu dedin

 

 

Hamitli HİLÂLİ RABİA SAYLAM TAŞDEMİR

 

Yorum Yazın