HATAY'DA ORTA HASARLI BİNA MAĞDURİYETİ: BİR YILDIR SÜREN ÇARESİZLİK

 HATAY'DA ORTA HASARLI BİNA MAĞDURİYETİ: BİR YILDIR SÜREN ÇARESİZLİK
"Hatay'da Orta Hasarlı Bina Mağduriyeti: Bir Yıldır Çözüm Bekleniyor!"

6 Şubat depremiyle birlikte Hatay'da yaşayan insanlar, adeta pimi çekilmiş bir bombanın kucağına bırakıldıklarını hissediyorlar. Bu bombanın adı ise orta hasarlı binalar. Ancak bu sadece bir isim değil, aynı zamanda binlerce insanın yaşadığı bir çaresizliğin adıdır. Tüm illerimizde orta hasarlı bina mağduriyeti her geçen gün artıyor ve belirsizlikler içinde insanlar adeta mağdur ediliyor.

Orta hasarlı bina süreci, dilekçelerin ardından yapılan analizlerle başlıyor. Ancak bu analizlerin sonucu 300 bin ile 500 bin arasında değişiyor. Üstelik, bazı bölgelerde yapılan analizlere rağmen, paranız yoksa yapı denetimler kabul etmiyor. Kabul edenler bile elden 700 bin ile bir milyon arası para istiyor. Bu da demek oluyor ki, parası olmayan depremzede işlem yaptıramıyor. Üstelik, işi kabul eden sorumlu bulunamıyor ve şantiye şefleri ile belediyeler arasında yaşanan sorunlar depremzedelerin önünde büyük bir engel oluşturuyor.

5 Nisan'a kadar güçlendirme ruhsatı alamayanlar için ise, bütün harcanan masraflar boşa gidecek. Uzmanlar, bu sorunun çözümü için kısa yoldan yapılabilir çözüm öneriyorlar. Analizlerin statik kesitlerinin onaylanması ve çevre ve şehircilik denetçilerinin atanmasıyla bu sorunun çözülebileceğini belirtiyorlar. Çünkü orta hasarlı bina demek, %90 oranında ayakta demek. Bu nedenle, resmi evraklara verilen paraların tamamı bu işin perde olurken, fiber ile binaların sağlamlaştırılması da mümkün olabilir.

Hatay'daki orta hasarlı bina sahipleri, bu sorunun bir an önce çözülmesini talep ediyorlar. Ancak bu işin süre vermekle ya da yapı denetimleriyle ve bürokratik işlerle çözülemeyeceğini belirtiyorlar. Bunlar bir yıldır atıl durumda ve artık çare bekliyorlar. Hataylılar olarak, yaşadığımız bu mağduriyetin sona ermesi için yetkililerin acil önlemler almasını bekliyoruz. Çünkü bu artık sadece bir sorun değil, yaşamlarımızın bir parçası haline geldi.

 
 
 
 

Yorum Yazın