MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' Ü ANLAMAK

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' Ü ANLAMAK
Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkanı olarak ülkenin modernleşme ve laikleşme politikalarını uygulamıştır. Bu dönemde pek çok reform gerçekleştirilmiştir.

                                                                                                                                                                                                      GÜVEN ALBAYRAK

Mustafa Kemal Atatürk, 20. yüzyılın en önemli liderlerinden biridir ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olarak tanınmaktadır. Atatürk, Türk halkının zorlu bir dönemdeki lideridir ve Türk tarihinin dönüm noktalarından birinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra, modern bir ulus devleti inşa etme vizyonunu gerçekleştirmiştir. Onu anlamak, Türkiye'nin bugünkü politik, sosyal ve kültürel durumunu anlamak için önemlidir.

Atatürk'ün hayatı ve liderliği, onun Türk halkı üzerindeki derin etkisini anlamak için dikkate değerdir. Mustafa Kemal, 1881 yılında Selanik (günümüzde Yunanistan sınırları içinde) şehrinde doğmuştur ve Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde büyümüştür. I. Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılması süreci ve sonrasındaki karmaşık politik ve sosyal koşullar, Atatürk'ün liderliğindeki bağımsızlık savaşının zeminini oluşturmuştur.

 

Atatürk, 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla modern bir devlet yapısı inşa etmek için önemli adımlar atmıştır. Laiklik, demokrasi, eşitlik ve hukukun üstünlüğü gibi prensipleri temel alan bir devrim programı başlatmıştır. Bu reformlar, Osmanlı döneminden kalma geleneksel ve dini yapıları kaldırmış, modern bir devletin temellerini atmıştır. Atatürk, kadın hakları, eğitim reformları, alfabetik Türk alfabesi gibi köklü değişikliklerle Türk toplumunu dönüştürmüş ve modernleşme sürecini hızlandırmıştır.

 

Atatürk, aynı zamanda Türk milliyetçiliğini de vurgulamıştır. Ancak, bu milliyetçilik, ırkçı veya aşırılıkçı bir milliyetçilik anlayışı değildi; daha çok, Türk halkının ortak kültürel, tarihi ve dil temelinde birleşmesini hedefleyen bir milliyetçilik anlayışıydı. Atatürk, farklı etnik ve dini grupları kucaklayan bir Türk kimliği yaratma vizyonuyla, milliyetçilik anlayışını toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmek için kullanmıştır.

Atatürk'ün liderliği, onun vizyon er ve cesur kararları sayesinde Türkiye'nin modern bir devlete dönüşü. Atatürk'ün liderliğinde gerçekleşen reformlar, Türkiye'nin toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümünü sağlamıştır. İşte Atatürk'ün liderliğinde Türkiye'nin modern bir devlete dönüşmesini sağlayan başlıca reformlar:

 

Laiklik: Osmanlı İmparatorluğu'nun resmi dini olan İslam, devlet işlerinden ve hukuktan çıkarılmış ve laiklik ilkesi kabul edilmiştir. Laiklik, din ve devlet işlerinin ayrılmasını sağlamış ve çağdaş bir devlet yapısının temelini oluşturmuştur.

 

Eğitim Reformları: Atatürk, okuryazarlık oranını artırmak ve modern bir toplumun temelini oluşturmak için eğitim alanında kapsamlı reformlar gerçekleştirmiştir. Yeni bir eğitim sistemi oluşturulmuş, okullar açılmış, kitaplar yayımlanmış ve eğitim fırsatları genişletilmiştir.

 

Hukuk Reformları: Atatürk, çağdaş bir hukuk sistemi oluşturmak için hukuk reformları gerçekleştirmiştir. Osmanlı döneminden kalma İslam temelli hukuk yerine, modern ve laik bir hukuk sistemi kabul edilmiştir. Medeni Kanun, Ticaret Kanunu ve Ceza Kanunu gibi yeni yasalar kabul edilmiştir.

 

Siyasi Reformlar: Atatürk, demokratik bir siyasi sistem oluşturmuş ve çok partili sistemi benimsemiştir. Seçimler düzenlenmiş, meclis kurulmuş ve siyasi partilerin kurulmasına izin verilmiştir. Atatürk, kadınların siyasi haklarını da güvence altına almış ve kadınların seçme ve seçilme hakkını tanımıştır.

 

Dil Reformu: Osmanlı döneminden kalma Arap alfabesi yerine Latin alfabesi kabul edilmiştir. Bu, okuryazarlık oranını artırmak ve dilin modernleşmesini sağlamak için önemli bir adım olmuştur. Aynı zamanda farklı etnik grupların bir arada yaşadığı Türkiye'de ortak bir dilin oluşmasını desteklemiştir.

Tarım Reformları: Atatürk, tarım sektörünü modernize etmek için çeşitli tedbirler aldı. Tarımın modernleştirilmesi, çiftçilere daha iyi eğitim, kredi ve teknik destek sağlanması, sulama sistemlerinin kurulması gibi adımlar atıldı. Ayrıca, toprak reformları ile toprak sahipliği yapılan ve kullanılan toprakların yeniden düzenlenmesi ve köylülerin daha fazla toprağa sahip olmaları teşvik edildi.

 

Sanayi Reformları: Atatürk, Türkiye'nin sanayi sektörünü geliştirmek için önemli adımlar attı. Yerli sanayinin desteklenmesi, yeni sanayi tesislerinin kurulması, teknolojik altyapının güçlendirilmesi, sanayi eğitimi ve işçilik koşullarının iyileştirilmesi gibi önlemler alındı. Sanayi sektörünün büyümesi, ekonomik bağımsızlığı artırmak ve istihdamı artırmak için bir öncelik olarak belirlendi.

 

Mali Reformlar: Atatürk, mali yapıyı düzenlemek için reformlar gerçekleştirdi. Vergi sistemini yeniden düzenledi, devlet gelirlerini artırmak için vergi tahsilatını güçlendirdi ve bütçe disiplinini sağladı. Merkez Bankası'nın kurulması ve para politikasının düzenlenmesi gibi adımlarla da mali sistemi güçlendirdi.

Eğitim Reformları: Atatürk, eğitim sistemi reformlarına da önem verdi. Eğitimin yaygınlaştırılması, okuryazarlık oranının artırılması, bilimsel ve laik eğitimin teşvik edilmesi gibi adımlar atıldı. Üniversitelerin kurulması, meslek eğitimi ve teknik eğitim alanlarında da önemli gelişmeler sağlandı.

 

Dış Ticaret Reformları: Atatürk, dış ticaret politikalarını da yeniden düzenledi. Dış ticaretin liberalleştirilmesi, ticari ilişkilerin çeşitlendirilmesi ve ihracatın artırılması için çeşitli teşvikler sağladı.

 

Atatürk'e yöneltilen bazı haksız ithamlar:

 

Din düşmanı olmak: Atatürk'e sıkça din düşmanı olduğu yönünde ithamlar yöneltilebilir. Ancak gerçek, Atatürk'ün laiklik prensibini benimsediği ve din ile devlet işlerinin ayrılmasını savunduğu şeklindedir. Atatürk, dinin kişisel bir mesele olduğunu ve devletin tarafsız kalması gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, Atatürk'ün din düşmanı olduğu yönündeki ithamlar haksızdır.

 

Türk milliyetçiliği ile ırkçılığı eşdeğer tutmak: Atatürk, Türk milliyetçiliğini benimsemiş ve Türkiye Cumhuriyeti'nin temel ideolojisi olarak kabul etmiştir. Ancak, Atatürk'ün milliyetçiliği, ırkçılık anlamına gelmez. Atatürk, ırkçılığı ve ayrımcılığı reddetmiş ve tüm vatandaşların eşit haklara sahip olması gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, Atatürk'ü ırkçılıkla suçlamak haksızdır.

 

Osmanlı İmparatorluğu'na karşı düşmanlık beslemek: Atatürk'ün Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduğu ve Osmanlı'dan farklı bir yönetim modeli benimsediği doğrudur. Ancak, Atatürk'ün Osmanlı'ya düşmanlık beslediği yönündeki ithamlar haksızdır. Atatürk, Osmanlı'nın çöküşünden sonra Türkiye'nin modernleşme ve çağdaşlaşma sürecini başlatmak istemiştir. Osmanlı'nın çöküşünü engellemek için çeşitli reformlar yapmış ve Türkiye'nin bağımsız ve güçlü bir devlet olarak varlığını sürdürmesini hedeflemiştir.

 

Kadınlara düşmanlık beslemek: Atatürk'ün kadınlara yönelik reformlar yaparak kadınların toplumsal ve siyasi hayatta daha aktif rol almasını teşvik ettiği bilinmektedir. Ancak bazen Atatürk'e kadınlara düşmanlık beslediği yönünde ithamlar yöneltilebilir. Oysaki Atatürk kadınların eşit haklara sahip olmasını desteklemiş ve kadınların toplumdaki statülerini belirlenmesinde etkin bir rol almıştır.

Anayasanın 10. ve 11. Maddeleri değiştirilerek her kadına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verildi. Bu anayasa değişiklikleri çerçevesinde İntibah-ı Mebussan Kanunu (Milletvekili Seçimi Kanunu)'nda 11 Aralık 1934'te yapılan değişiklikler sonucu anayasada tanınan haklar seçim kanunuyla da düzenlendi.

 

 

Sonuç: Bazıları, onu bir devrimci ve modernleştirici olarak değerlendirirken, bazıları ise eleştirmektedir. Ancak, genel olarak Atatürk, Türk tarihinde büyük bir saygı ve hayranlıkla anılan bir lider olarak kabul edilmektedir. Onun liderliği, Türk halkı için önemli bir sembol olarak görülmekte ve Türkiye'nin modern kimliğinin temellerini atmıştır.

 

Yorum Yazın