Önce Vatan

Önce Vatan
Sevgili okurlarım, bu röportajda ne öğrendiniz derseniz: Bir atasözümüz vardır, ağaç yaşken eğilir,

İnternet Gazetemizin kuruluşunu tamamlamaya çalışırken kadim dostumuz kıdemli gazeteci büyüğümüz Sayın Abdullah Akosman Bey'i ofisinde ziyaret ettik. Ziyaretimizde çok değerli bilgiler ve önerilerde bulundu. Ekibim ve bende ilk röportajımı usta kalem ile yapalım istedim. Önerimizi kırmadan kabul etti. Sohbetimize buyurun efendim.  
   
G Doğan: Abdullah bey öncelikle kendinizden bahseder misiniz?  
                                     
  A Akosman: Ben, Trabzonluyum Üniversite öğrenimi için geldim. Burada Hukuk ve Gazetecilik okudum. Öğrenciyken bir yan iş yapalım diye Milliyet Gazetesinde çalışmaya başladım. Ondan sonra zaman içerisinde kendi işimizi kurduk. Önce bir kültür sanat dergisi çıkarttık.Yeni Çağrı diye daha sonraki yıllarda günlük gazeteye dönüştürdüm. Yirmi iki yıl öncede Önce Vatan Gazetesini çıkarttım. Ulusal düzeyde Türkiye’de ve Kıbrıs’ta yüze kadar yazarımız var bize gönüllü olarak yazı yazıyor. Bunlar Üniversite Hocaları, Profesörler, emekli Generaller, emekli Hariyeciler ve Rahmetli Rauf Denktaş gazetemize altı, yedi sene haftalık yazılar yazdı. Yani işimiz basın sektöründe devam ediyor. Gazetemizin ayakta dura bilmesi için matbaa işletmesini de kurduk. Biz daha önce gazeteyi çıkartmadan, yayın dağıtım işleriyle uğraştım. İstanbul’da bir Hür Dağıtım, GAMEDA vardı. Bunlarda büyük tirajlı gazeteleri dağıtırdı, 2000,3000 baskı yapan gazeteleri dağıtmazdı. Baktım ki bir boşluk var, bir şirket kurdum. Rektağ Reklam ve Dağıtım Şirketi Sarıyer’den Tuzla'ya kadar 15 gazete dağıtıyorduk.       

 
 G Doğan: Abdullah bey hukuk dediniz. Siz hukuk okumuşken Gazeteciliğimi seçtiniz?    

A Akosman: Evet öyle oldu. Ben gazetelerde çalıştığım için hukuk eğitimin aldıktan sonra Gazetecilik de okudum. Bu mesleğe ağırlık vermek için eğitimi önemsedim.    
             

  G Doğan: Abdullah bey, gazeteniz; sanatçı, sunucu, özen gösterdiniz. Sanatçıları, sunucuları, programcıları haber, röportajlar yaptınız. Vatan Gazetesi olarak yayın çizginiz magazinsel mi? Yoksa genel konular mı?    

  A Akosman: Tüm haberler, magazinsel haberlerimiz çoğunlukta yayınladıklarımızda, Ulusal davalara sahip çıkan bir gazeteyiz. Atatürkçü bir çizgideyiz, önce Vatan diyoruz.

G Doğan: Gazeteniz ulusal mı?    yoksa   yerel mi?                                                        

 A Akosman: Uzun Yıllar ulusal da aldık, gazete kâğıdındaki artışlar, ekonomik krizler Marmara bölgesel devam ettik. Yaşanan süreçlerle yerele düştük şimdilerde internet haberciliği revaçta bizlerde internet haberciliği konusunda değişimler yaşıyoruz.  
               
 G Doğan: Vatan Gazetesini ve Yeni Çağrı Gazetesini Nerelerden temin ederiz?            
  A Akosman: İstanbul’ da Turkuaz bayilerinden bulunur.  
                                                       
G Doğan: Birde Mali Müşavirlik belgeniz de var?                                                                
 A Akosman: Üçüncü eğitimden bahsetmedim. İşletme tahsillide yaptım. Bence bir işletmeci için olmazsa olmazıdır. Şirketlerin ayakta kalması, uzun ömürlü olması, işvereni muhasebeyi çok iyi bilesi gerekir.  
 
  G Doğan: Edebiyat Magazin olarak Edebiyat bizim kırmızı çizgimiz. Ofisinizde güzel bir kitaplığınız var. Hangi müzikleri ve ne tür kitaplar okur sunuz?                                       

A Akosman: Türk Sanat Müziği dinlerim. Kitabı çok okurum. Şiirleri severim, size bir şiir okuyayım. “ Bir bulut geçti üzerimden. Böyle yarım kaldı aşkımız. Bir çift bahar gözlerinden,  gönlüme hüzün geçti yalnız sümbüllü bahçemiz perişan dallarda boynu bükük kuşlar aydınlık nesiller ardından özlemli bir yağmur başladı. Şimdi uzak iklimlerde eser mutlu günlerin rüzgârı.”        
                       
  G Doğan: Gerçekten yüreğinize sağlık. Gerçekten şaşırdım! Gazete sahibi olup, şair olmanızda ayrıca güzel. Şiir yazarken nelerden etkileniyor sunuz?                            

A Akosman: Şiir, şairler acı çekmezse şiir yazamazlar. Hemen çabuk kavuşma olursa şiir falan olmaz. Mutlaka, özlem, hasret, ayrılık olması lazım ki, o acılar mısraların oluşmasını sağlıyor. Ben sanat köşesi yönetirken o yıllarda aruz vezniyle şiirler geliyordu bana yeniden öğrendim.                

 G Doğan: Usta Gazeteci olarak gençlere zaman geçmeden neleri tavsiye edersiniz?    

 A Akosman: Ortaokuldayken Türkçe öğretmenimiz her hafta bir kitap okumamızı ve kitap hakkında yazı yazmamız isterdi. Bu bana kitap okuma ve kitap biriktirme alışkanlığını sağladı. Kitap sevgisi ve edebiyata düşkünlüğüm buradan gelmektedir.

G Doğan: Keyifli bir sohbet oldu. Bu röportaj için teşekkür ediyorum.                                

   A Akosman: Ben teşekkür ederim. Sevgili okurlarım, bu röportajda ne öğrendiniz derseniz: Bir Atasözümüz vardır, ağaç yaşken eğilir, Türkçe Öğretmenin gayreti ile küçük bir çocuğun azmi, gayreti, inadı onu ikbale taşıması ve topluma değerli bir insan kazandırmasıdır. Usta gazeteci ve işveren Abdullah Akosman üstadımıza teşekkür ederiz.

Yorum Yazın