Serkan ÖZKAYA
Serkan ÖZKAYA

UYANIŞ Manifestosu

Sessizliğin Son Deminde

Bugün, dünyanın dört bir yanında adaletsizlikler kol geziyor. Eşitsizlik derinleşiyor, doğa hoyratça talan ediliyor, insan onuru ayaklar altında çiğneniyor. Gençlerimiz yeterli eğitime ulaşamıyor. Kadınlarımızın insanca yaşama hakları elinden alınıyor. Çocuklarımızın geleceği, yaşayacağı coğrafya güven altında değil. Savaşların gölgesi, umut dolu coğrafyaları karartıyor. Savaştan çıkar sağlayanlar hoyratça zulmediyor. Ekonomik kriz, açlık ve yoksulluk, milyonlarca insanın yaşamını tehdit ediyor. İklim krizi, geleceğimizi belirsizliğe sürüklüyor.

Peki, biz ne yapıyoruz? Çoğu zaman, birer seyirci gibi ekranların başında olup biteni izliyoruz. Sosyal medyada kısa süreli tepkiler verip, sonra korku düzeninden kabuğumuza çekiliyoruz. Oysa her birimizin omuzlarında, bu gidişatı değiştirme sorumluluğu var.

Unutmayalım ki, sessizlik suç ortaklığıdır. Göz yummak, onaylamaktır. Artık harekete geçmenin tam zamanı.

Bizler, bu manifestoyu imzalayanlar olarak, aşağıdaki ilkeleri savunuyoruz:

  • Adalet ve Eşitlik: Herkesin eşit haklara sahip olduğu, adil bir dünya için mücadele edeceğiz.
  • Doğa ve Çevre: Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için doğayı koruyacağız.
  • İnsan Onuru: İnsan onurunu her şeyin üstünde tutacak, ayrımcılığa karşı duracağız.
  • Barış ve Dayanışma: Savaşların ve çatışmaların son bulması, barışın ve dayanışmanın hakim olması için çaba göstereceğiz.
  • Bilgi ve Farkındalık: Doğru bilgiye ulaşmak, farkındalığı artırmak ve eleştirel düşünceyi teşvik etmek için çalışacağız.
  • Eğitim: Her birey eğitime rahatça ulaşabilmeli, eğitim alabilmeli ve ücrete tabi olmaması için üstümüze düşeni yapacağız.
  • Temel İhtiyaçlara Erişim: Herkesin temel ihtiyaçları erişimine rahatlıkla kavuşması için çabalayacağız.

Bu manifesto, bir başlangıçtır. Bir uyanış çağrısıdır. Doğanın uyanış zamanı gibi. Birlikte hareket ederek, sesimizi yükselterek, yaşanabilir bir ülke inşa edebiliriz. Unutmayalım ki, en karanlık anlarda bile bir kıvılcım, büyük bir yangını başlatabilir.

Haydi, sessizliğin sınırını aşalım. Değişim için birlikte adım atalım!

 

İSTANBUL Manifestosu

Demokrasiye Sahip Çıkma Çağrısı

İstanbul yalnız değildir. Demokrasi yalnız değildir. Haklı mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz!

Bugün, İstanbul semalarında ve ülkemizin her bir yanında kara bulutlar dolaşıyor. Milyonlarca İstanbullunun hür iradesiyle seçtiği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, akıl dışı gerekçelerle ve siyasi manipülasyonlarla karşı karşıya bırakıldı. Mesele sadece bir kişiye yapılan haksızlık olmanın ötesinde, halkın sandıkta tecelli eden iradesine, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne yapılan açık bir saldırıdır.

31 Mart seçimlerinde İstanbullular, büyük bir çoğunlukla tercihini mevcut belediye başkanından yana kullandı. Tekrarlanan seçimde bu irade daha da güçlendi. Bu yapılanlar, sadece İstanbul halkının değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik değerlerine inanan her vatandaşın vicdanını yaralamaktadır. Seçimle gelenin, siyasi entrikalarla ve hukuksuzlukla görevden alınmaya çalışılması, demokrasimizin temel taşlarını sarsmaktadır. Halkın iradesini hiçe saymak, ülkeyi kaosa ve kutuplaşmaya sürükler. Şu anda boş olan belediye başkanlığına da dileriz kadın başkan seçilir;  toparlayıcı, birlik ve beraberlik içinde İstanbul’u yaşanılır bir kent haline getirmek için ilk adımı atar.

Bizler, bu manifestoyu imzalayanlar olarak, aşağıdaki ilkeleri savunuyoruz:

  • Halkın İradesine Saygı: Sandıktan çıkan sonuca saygı duymak, demokrasinin vazgeçilmez bir gereğidir. Hiçbir siyasi güç, halkın iradesinin üzerinde değildir.
  • Hukukun Üstünlüğü: Herkesin yasalar önünde eşit olduğu, adil yargılanma hakkının güvence altında olduğu bir hukuk devletiyiz. Siyasi amaçlarla hukukun araçsallaştırılması kabul edilemez.
  • Demokratik Değerlerin Korunması: İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü, toplanma özgürlüğü gibi temel demokratik hak ve özgürlüklerin korunması için mücadele edeceğiz.
  • Siyasi Baskıya Karşı Durmak: Seçilmişlere yönelik her türlü siyasi baskıya, itibarsızlaştırma çabasına ve hukuksuz uygulamaya karşı sesimizi yükselteceğiz.
  • İstanbul'un Yanında Olmak: İstanbul halkının iradesine sahip çıkacak, seçilmiş belediye başkanının görevini yapabilmesi için destek olacağız.
  • Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına sahip çıkacağız.

Bu manifesto, bir haykırıştır. Demokrasiye inanan, adalete susamış herkese bir çağrıdır. Gelin, İstanbul'a ve ülkemize yapılan bu haksızlığa karşı birlikte duralım. Sandığın gücünü, halkın iradesini ve demokratik değerlerimizi hep birlikte savunalım. Otokrat seçimlerin karakterinde korku ve tehdit her daim var oldu. Korku ve tehdide göz yummayalım. Basına, siyasilere, gençlere, yaşlılara, kadınlara, millete baskı son bulsun… Ekrem İmamoğlu, Ali ya da Veli değil haksızlığa uğrayan herkese çağrımızdır. Bu çağrıyı, provoke eden insanlar da alçak bir eğilim içindedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın merhum annesine edilen küfürün karşısındayız. Bu olayı başka boyutlara getirmeye, Türkiye’yi çıkmaza sokmak isteyen insanların karşısında dimdik duracağız. Her türlü küfür ve hakareti kınıyoruz.

      Şimdi, sesimizi yükseltme ve demokrasiye birlik ve beraberlik içinde sahip çıkma zamanıdır.

 

Serkan ÖZKAYA

Yorum Yazın